Özlediğimi bir türlü açıklayamadığım.
Fırsat olmadığından değil, bi türlü konuşmaya başlayamadığım için.
Bizim evde kitap okunmazdı pek. Kitap tavsiyesi alamadım hiç küçükken, o yüzden bilmeden okudum kitapları. Herşeyi bilmemem gerekiyormuş gibi. Nasıl olduğumu, sevip sevmediğimi, anlayıp anlamadığımı, sigarayı içime çekip çekmediğimi bilmemem gerekiyormuş gibi. Oysa bi arkadaşım en çok seks ya da dram sahnesinden sonra yakarmış sigarasını. İçsel bir sigara; bir yorgunluk, bir yoğunluk sigarası.
Ertesi gün tüm olup biteni kabul etmeye uyanırdım. Tüpsüz denize dalınca nefes alıp verilmeyeceğini kabul etmek gibi. Babaannem denize gittiğimizde ayaklarını kuma gömerdi, romatizması vardı. Ben de göğsümü gömerdim, romatizmam varmış gibi. Babaannemi kaybettikten sonra her denize gidişimizde kafamı gömdüm kuma. Sanki sesi kafamdan çıkıverecekmiş gibi.
Ertesi günün akşamı iki biradan sonra kabul edemezdim hiçbir şeyi. Karşımda kim varsa; anlamadan sevdim, bilmeden özlüyorum derdim. Fakat bir türlü ona söyleyemedim özlediğimi. Burda aslında babaannemden ya da kumdan bahsetmiyorum . Birisinin var olduğundan, onu çok sevdiğimden ve ağzımı açamadığımdan bahsediyorum.
Oğuz Atay’dan bahsediyorum, evde var mı yok mu diye kapıya balyozla vurduklarından. Ağzıma gelen herşeyden konuşuyorum, ama bi türlü özlediğimden bahsedemiyorum.
-
beyzabalik liked this
-
idiotloji liked this
-
kedigibiyiz liked this
-
mutilatedherself liked this
-
zonaolankiz liked this
-
xeynap liked this
-
altkat liked this
-
goncee liked this
-
elifoztunali liked this
-
vallaburcumbaygut liked this
-
pcaulfield liked this
-
weneedalittlemorered liked this
-
insanlarcokgarip liked this
-
kajuyumben liked this
-
j309j liked this
-
gamzedegilim liked this
-
cunku posted this