En sevmediğim şeylerden birisiydi küçükken eve geldiğimde birisinin asık suratı. O yüzden evde ağlamaktan da nefret ettim. Zaman zaman eve üzüntüyü getiren tek sebebin de babam olduğunu düşünürdüm zaten. Ama boyum kısa, cüssem bir vurumluk bile değil, tam bağırmanın en heycanlı noktasında boktan bir bataklık oluşurdu boğazımda. Bağır bağırabiliyorsan. Sesim çıkmazdı, sinirden ne yapacağımı bilecek kadar büyüklük tecrübem de yoktu. Sonuçta evde ağlamayı sevmedim ben. Evde daha çok, mutlu olayım istedim. Herkes öyle istemiştir.
O günde, evdeki mutluluğumu yakaladı o. Mutluluğuma denk geldiği için değil, bir kaşık reçelle mutlu ettiği için. Üstelik hiç dışarda kahvaltı yapmamıştım hayatımda. İlk o zamandı işte. Sırada hangi mutluluk var diye beklerken, peş peşe geldi ev havasındaki mutluluklar. Biraz annem gibi, biraz da babam. Akşamları ise aynı odada kaldığım ablamın mutluluğu gibiydi o aralar yaşadıklarım. O aralardı, o aralarda kaldı.
Mutluluğuma denk geldiği için değil, geçici olduğunu bildiğim içindi hassasiyetim.

  1. altkat reblogged this from cunku
  2. allahdiyensoganhalkasi reblogged this from senanlamazsan
  3. havacoksoguk reblogged this from senanlamazsan
  4. senanlamazsan reblogged this from cunku
  5. cunku posted this